İslamî ilimlerin, büyük bir tarihî sürecin tecrübesi, sosyal ve siyasi onlarca hadise ile ilişkisi göz önünde bulundurulduğu takdirde barındırdığı entelektüel bilginin yoğunluğu ve ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır.
Fakat siyasi birtakım hamleler ve ideolojik hasımlıklar dolayısıyla ülkemizde ve dünyada İslamî ilimler anlayışı, ilmî araştırma süreci, ilim adamlarının yetişmesi telif, tahkik, irşat vb. onlarca saha atıl bırakılmış ve dolayısıyla sürecin tüm Müslümanları etkileyen, dönüştüren sosyolojik ve psikolojik etkileri olmuştur.
Burada anlatılması zor olan ancak birkaç yönüyle özetleyebileceğimiz bu hadiseler Müslümanları bir arayışa sevk etmiş, klasik, modern onlarca anlayış ve yöntem geliştirmeye itmiştir. Büyük bir panik ve yetişme çabası içerisinde ilmî faaliyetlere girişilse de doğal olarak hatalar, eksikler insan ve irfan zayiatları olmuştur.
Tarihî mirasımızı, İslami ilimlerin mantık örgüsünü, problem çözen tarafını ortaya koymak birey ve toplum planında nazarlara sunmak ancak ilmî liyakat sisteminin geliştirilmesi, eleştirel ve bütüncül bir bakış kazanılması ile mümkündür. .